
Yaşa Bağlı İşitme Kaybı (Presbiakuzi) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey
23 Ağustos 2026Bebeklerde ve çocuklarda işitme kaybı erken fark edildiğinde, konuşma ve dil gelişimi büyük ölçüde normal seyrinde ilerleyebilir. Ancak fark edilmeyen bir işitme kaybı, dil gelişiminde gecikmeye, sosyal ve akademik güçlüklere yol açabilir. Bu yazıda bebeklik ve çocukluk döneminde işitme kaybının nasıl anlaşılabileceğini, hangi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini ve ne zaman bir uzmana başvurulması gerektiğini ele alıyoruz.
Yenidoğan İşitme Taraması: İlk ve En Önemli Adım
Türkiye’de doğan tüm bebeklere, hastaneden taburcu olmadan önce ya da doğumdan sonraki ilk haftalarda ücretsiz yenidoğan işitme taraması yapılır. Bu tarama, OAE (otoakustik emisyon) veya ABR (işitsel beyin sapı yanıtı) testleriyle birkaç dakika içinde tamamlanır ve bebeğin uyuduğu sırada uygulanabilir. Tarama sonucunda “geçti” ya da “geçemedi” şeklinde bir sonuç verilir; geçemedi sonucu tek başına kesin bir işitme kaybı tanısı anlamına gelmez, ancak mutlaka ileri tetkik için bir odyoloji merkezine yönlendirme gerektirir.
Bu taramayı kaçıran ya da sonucunu takip etmeyen aileler için önerimiz, en kısa sürede bir odyolog ile iletişime geçmektir. Erken tanı ve erken müdahale, işitme kaybının çocuğun gelişimi üzerindeki etkisini en aza indirmenin en etkili yoludur.
Bebeklerde İşitme Kaybının Belirtileri (Yaşa Göre)
Bebekler kendi işitme sorunlarını ifade edemedikleri için, ailelerin gelişim basamaklarını takip etmesi büyük önem taşır. Aşağıdaki belirtiler, bir işitme sorununa işaret edebilir:
- 0-3 ay: Ani ve yüksek seslere (kapı çarpması, alarm gibi) irkilme veya göz kırpma tepkisi vermiyor olması.
- 4-6 ay: Ses yönüne başını çevirmemesi, tanıdık seslere (anne-baba sesi gibi) tepki vermemesi.
- 7-12 ay: Babıldama (baba-baba, mama-mama gibi hece tekrarları) döneminin gecikmesi ya da hiç başlamaması, adı söylendiğinde tepki vermemesi.
- 12-18 ay: Basit sözcükleri (anne, baba, hayır) anlamlı şekilde kullanmaya başlamamış olması.
- 18-24 ay: Kelime dağarcığının çok sınırlı kalması, iki kelimelik basit cümleler kurmaya başlamaması.
Çocuklarda İşitme Kaybının Belirtileri
Okul öncesi ve okul çağı çocuklarında işitme kaybı, davranışsal ve akademik belirtilerle kendini gösterebilir. Aileler ve öğretmenler şu işaretlere dikkat etmelidir:
- Televizyon veya tabletin sesini sürekli çok yüksek açması.
- Konuşurken karşısındakinin yüzüne/dudaklarına dikkatli şekilde bakması (dudak okuma eğilimi).
- “Ha?”, “Ne dedin?” gibi sıkça tekrar sorması ya da söylenenleri yanlış anlaması.
- Sınıfta veya kalabalık ortamlarda dikkatini toplamakta zorlanması, dikkat eksikliğiyle karıştırılabilecek davranışlar sergilemesi.
- Konuşma ve telaffuzunun yaşıtlarına göre geride kalması.
- Sık sık kulak ağrısı, kulak çınlaması veya orta kulak iltihabı (otit) geçirmesi.
- Sosyal ortamlarda içine kapanma, grup etkinliklerinden kaçınma.
Risk Faktörleri
Bazı bebek ve çocuklarda işitme kaybı riski daha yüksektir. Ailede genetik işitme kaybı öyküsü bulunması, gebelikte geçirilen bazı enfeksiyonlar, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde uzun süre kalmış olmak, tekrarlayan orta kulak iltihapları ve bazı ilaçlara maruz kalma bu risk faktörleri arasında sayılabilir. Bu risk gruplarındaki çocukların işitme durumunun düzenli aralıklarla bir odyolog tarafından takip edilmesi önerilir.
Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?
Yukarıda sayılan belirtilerden herhangi birini fark ettiğinizde, “büyüyünce geçer” diye beklemek yerine vakit kaybetmeden bir odyoloji uzmanına veya Kulak Burun Boğaz (KBB) hekimine başvurmanız önemlidir. Odyolojik değerlendirme ağrısız ve bebekler dahil her yaşa uygun yöntemlerle yapılabilir. Değerlendirme sonucunda işitme kaybı saptanırsa, kaybın derecesine ve tipine göre işitme cihazı, kulak burun boğaz tedavisi veya ileri tetkik gibi çözümler planlanabilir.
Unutulmamalıdır ki bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel tanı ya da tedavi önerisi yerine geçmez; çocuğunuzun işitmesiyle ilgili herhangi bir endişeniz varsa mutlaka bir uzmana danışın.




